Blog 17 June 2026

LGS'de Kimsenin Konuşmadığı Bir Gerçek: Öğrenciler Neye Göre Hazırlanıyor, Neye Göre Değerlendiriliyor?

LGS'de Kimsenin Konuşmadığı Bir Gerçek: Öğrenciler Neye Göre Hazırlanıyor, Neye Göre Değerlendiriliyor?
Her LGS sonrasında benzer sahnelere tanık oluyoruz.

Sınav biter bitmez öğrenciler, veliler ve öğretmenler soruları incelemeye başlıyor. Sosyal medyada yorumlar yapılıyor, analizler paylaşılıyor, uzmanlar değerlendirmelerde bulunuyor.

Ve neredeyse her yıl aynı cümle duyuluyor:

"Bu sorular örnek sorulara benzemiyordu."

Bu cümleyi bazen öğrenciler söylüyor, bazen öğretmenler, bazen de veliler.

Peki bu durumun sebebi ne?

Sorun gerçekten öğrencilerin yeterince çalışmamış olması mı?

Yoksa gözden kaçırdığımız daha temel bir problem mi var?

## Bir Yıllık Hazırlık Süreci Nasıl İlerliyor?

Bugün LGS'ye hazırlanan bir öğrenciyi düşünelim.

Öğrenci yıl boyunca MEB tarafından yayımlanan örnek soruları çözüyor.

Öğretmenler derslerinde bu soruları inceliyor.

Okullar ve kurslar soru çözüm saatlerinde bu soruları referans alıyor.

Yayınevleri hazırladıkları kaynakları ve denemeleri bu örnek soru anlayışına göre oluşturuyor.

Özel ders veren öğretmenler bile öğrencilerine yön verirken bu sorulardan hareket ediyor.

Kısacası milyonlarca öğrencinin hazırlık süreci ortak bir referans etrafında şekilleniyor.

Bu referans da MEB'in yayımladığı örnek sorular ve deneme uygulamaları oluyor.

Aslında olması gereken de bu.

Çünkü öğrenciye yol gösterecek en güvenilir kaynak sınavı yapan kurumun kendisidir.

## Sonra Sınav Günü Geliyor

Öğrenci bir yıl boyunca belirli bir soru diliyle hazırlanıyor.

Belirli bir ölçme anlayışını tanıyor.

Belirli becerilerin öne çıktığını görüyor.

Sonra sınav günü geliyor.

Karşısına bazen farklı bir kurgu çıkıyor.

Bazen farklı bir soru dili.

Bazen daha önce alışık olmadığı muhakeme süreçleri.

Bazen de örnek sorularda hiç karşılaşmadığı tarzda soru yapıları.

İşte tartışma tam burada başlıyor.

Çünkü öğrenciler sınavın zor olmasına itiraz etmiyor.

Öğrenciler her zaman zor sorularla karşılaşabilir.

Önemli olan zorluk seviyesi değildir.

Önemli olan öğrencinin hazırlandığı sistem ile değerlendirildiği sistem arasındaki uyumdur.

## Rehber Başka, Değerlendirme Başka Olursa

Bir öğrenciyi düşünün.

Bir yıl boyunca ona belirli bir harita veriyorsunuz.

Bu haritaya göre çalışmasını istiyorsunuz.

Bu haritaya göre kaynaklar hazırlanıyor.

Bu haritaya göre öğretmenler ders anlatıyor.

Ama yolculuğun sonunda yapılan değerlendirme farklı bir haritaya göre gerçekleşiyor.

İşte öğrencilerde oluşan şaşkınlığın temel nedeni budur.

Sorun yalnızca soru zorluğu değildir.

Sorun beklenti ile gerçeklik arasındaki mesafenin büyümesidir.

Eğer örnek sorular öğrencinin yol haritası olacaksa, sınav da aynı anlayışın doğal devamı olmalıdır.

Elbette birebir aynı sorular sorulamaz.

Sorulmamalıdır da.

Ancak soru felsefesi, ölçülen beceriler ve genel yaklaşım açısından güçlü bir tutarlılık bulunmalıdır.

## Bu Durumdan En Çok Kim Etkileniyor?

Bu tartışmaların merkezinde çoğu zaman istatistikler, yüzdelik dilimler ve sıralamalar konuşuluyor.

Fakat unutulan bir şey var.

Bu sınava giren öğrenciler henüz 13-14 yaşında.

Bir yıl boyunca büyük bir emek veriyorlar.

Sosyal hayatlarından fedakârlık yapıyorlar.

Aileleri ciddi maddi ve manevi yükler üstleniyor.

Doğal olarak sınav günü karşılarına çıkan yapının, hazırlık sürecinde gördükleri sistemle uyumlu olmasını bekliyorlar.

Bu beklenti haksız bir beklenti değil.

Tam tersine ölçme ve değerlendirme sistemlerinin temel ilkelerinden biridir.

## Asıl Tartışılması Gereken Konu

LGS sonrasında tartışılması gereken konu "Sınav zor muydu, kolay mıydı?" sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

Öğrenciye yıl boyunca sunulan örnekler ile sınavda karşılaştığı ölçme anlayışı ne kadar uyumluydu?

Eğer bu uyum yüksekse sistem sağlıklı çalışıyor demektir.

Ancak her yıl binlerce öğrenciden aynı geri bildirim geliyorsa, bu durum üzerinde düşünmek gerekir.

Çünkü eğitim sistemlerinde güven duygusu son derece önemlidir.

Öğrenci, öğretmen ve veli aynı hedefe baktığını hissetmelidir.

## Sonuç

Örnek soruların amacı yalnızca soru göstermek değildir.

Öğrenciye yön vermektir.

Öğretmene rehberlik etmektir.

Yayınevlerine çerçeve çizmektir.

Sınava hazırlık sürecinin ortak dilini oluşturmaktır.

Bu nedenle örnek soruları hazırlayan anlayış ile sınavı hazırlayan anlayış arasında mümkün olan en yüksek düzeyde uyum bulunmalıdır.

Çünkü eğitimde en önemli şeylerden biri öngörülebilirliktir.

Öğrenci sınavda neyle karşılaşacağını tam olarak bilemez.

Ama nasıl bir düşünme biçimiyle karşılaşacağını tahmin edebilmelidir.

Aksi halde her yıl sınav sonrasında aynı cümleyi duymaya devam ederiz:

"Bu sorular örnek sorulara benzemiyordu."

Ve bunun bedelini yine en çok çocuklar öder.
← Geri Dön

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için Giriş Yap veya Kayıt Ol.